22 Kasım 2017 Çarşamba

İHBAR HATTI

TARİHİNİ YOK SAYAN KENTLERİN AKİBETİ-I

Hasan Bakın

Hasan Bakın

E-Posta :

“Geçmişten adam hisse kaparmış. Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

“Tarih”i tekerrür diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”        

Mehmet Akif Ersoy,  Safahat: Yedinci Kitap

 

Tarihçi değilim. Tarih eğitimi almadım. Ama tarihin (geçmişin) olasılığının bir olduğunu, aldığım eğitim ile çok iyi biliyorum. Tarih geçmiştir. Değiştirilemez! Ama ders alınabilir!

Dillerin ortak bir zaman yapısı var. Geçmiş, şimdi, gelecek. Bunlar temel zaman kalıpları. Bunların çeşitlendirilmesi ile değişik zaman kalıpları ortaya çıkıyor ki onlar da o dilin ve o dili kullananların kişiliklerini oluşturuyor.

Geçmiş bitmiş bir zaman parçası gibi gözükmesine rağmen hiç de öyle değil. Bizi, kentleri, devletleri, olayları, ilişkileri, dostluk ve düşmanlıkları geçmiş belirliyor! Peki, biz geçmişi belirleyebilir miyiz?

Bildiğimiz evrenin fizik yasalarına göre hayır! Termo-dinamik yasa bize zamanın bir yönden bir yöne aktığını söylüyor. Yani, geçmişten geleceğe. Şimdiki yaşadığımız zaman parçası bir ara durak, bir an.

Geçmişe dönemememiz ve onu değiştiremememizin önünde büyük bir engel var. Engelin nedeni ise entropi denen bir kavram. Bunlar akademik çalışmaların ve mühendislik çalışmalarının temeli. Son zamanlarda sosyal bilimlerde de bu kavramın etkileri değerlendirilmeye çalışılıyor.

Geçmişi inceleyen bilimin konusun tarih olduğunu yazımın başında belirtmiştim. Tarihi değiştiremeyeceğimizi de fizik yasaları kesinlikle belirttiğine göre bize kalan bir şey var. Yaşadığımız coğrafyanın, şehrin, bölgenin, tarihini iyi bilmek ve ondan dersler alabilmek. Bunun en iyi ifadesini de İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy bize söylüyor.

Bizi biz yapan doğduğumuz andan itibaren çevremizde var olan geçmişten geleceğe akan insanlar, evler, bahçeler, doğa ve bizi kuşatan her şey.

Biz onları değişmez olarak görürüz. Hâlbuki onlar en kısa zaman parçasının en küçük parçasında bile değişirler. Doğanın ve çevrenin değişmeyen tek ilkesi “DEĞİŞİMDİR”. Bu değişimi değişmez yapmaya çalışan insanoğlunun o anı betimleyen ve o anda ihtiyaçları karşılamak için oluşturduğu yapılar ve sanat eserleridir.

Bu eserler genelde geçmişte var olan bir üretim tekniğinin, yaşam biçiminin, teknolojik olanakların göstergesidir.

Bunları biz eğitim ve öğretim ile özümseyerek, içimizde var olan yaratıcılıkla yeni sentezlere kavuştururuz. İşte gelişme (tekâmül- evrim) dediğimiz şey budur. Yani geçmişimizden bağımsız değildir!

İnsanlar ihtiyaçlarını karşılayan ve özellikle temel ihtiyaçlarına kutsallık atfetmişlerdir. Onları “nimet” olarak görmektedirler. Nimetler üzerine yemin etmektedirler.

Su bu nimetlerin başında gelmektedir.

Doğadaki bütün yaşamın kaynağı su ve karbondioksit denilen bir kimyasal bileşiğin birleşerek güneş enerjisini depolayıp yaşam dediğimiz bu sisteme beslenme zinciri ile aktarması ile devam etmektedir.

Bunun yanında su doğrudan içecek olarak da yaşam için elzem bir maddedir.

Toprağa yerleşen yani tarım devrimi ile beraber yerleşik düzene geçen bütün insanlar yerleşim yerlerinin ve yaşayan insanların en temel ihtiyacını karşılamayı temel görev saymışlardır. Yerleşim yerlerinin su kaynaklarını güçlendirmek ve suyun aktığı yerleri bir sanat abidesine çevirmeye çalışmıştır. Suyun olmadığı yerlerde vakıflar ve bu vakıflarda “sebiller” oluşturmuşlardır.

Bugün bizler suyu insanlara ulaştırmayı kamusal bir görev sayarak mahalli idarelere bu imtiyazı vermişiz.

Zamanla bu işi ticari bir mal olarak gören yöneticilerimiz başında oldukları kurumları “kâr” ettirmek için bu imtiyazı (aslında “kanuni tekel” olmalarını) istedikleri fiyattan su satma ve kurumlarının verimsiz çalışmalarını finanse etmek için bir araç haline dönüştürdüler.

Yöneticilerimizin geçmişte ve bugün hayır olarak yapılmış çeşmelerin sularını lağımlara verdiklerini duyunca çok üzüldüm. Kolordu Caddesi ile Muratlı caddesinin kesiştiği yerdedeki şadırvanın akarken çevresine verdiği güzelliği ve faydayı gördükçe akmayan metruk çeşmeler adına çok üzülüyorum.

Çeşmelerin elinden, insanlara faydalı olma haklarını kimsenin almaya hakkı olduğuna inanmıyorum.

Hele şimdi yıkılan Büyükşehir Belediye Binası yanındaki çeşmenin Yahya Kemal Beyatlı’nın heykeli dikilirken yok edilmesini bir türlü anlayamıyorum. Yahya Kemal’in heykelinin, Namık Kemal’in heykelinin yanında bir çeşmenin olması insanları o meydana daha çok çekeceğine inanıyorum.  

Belki yöneticilerimiz bedava serinlenen, yüzünü yıkayan, su içen bedavacıları ortadan kaldırmak istemiştir!!!

O zaman lütfen Mutlu Kent A.Ş’de yarım Kg’lık suları bir Türk Lirasına satmayın. Yönettiğiniz kurum kamu görevi yapan bir kurum ve siz halkın seçtiği bir kamu görevlisisiniz!

Ticaret başka kurumlarda yapılır!

Çeşmeler temel ihtiyacımız olan su ihtiyacımızı karşıladığı için ve geçmişten bize kalmış birer mirastır. Onu yaptıran insanların topluma karşı görevini yapmak ve borcunu ödemek için buldukları bir yöntemdir.

Bu mirası korumak, bu güzel ve asil çözümü bulan insanların çözümlerini korumak o beldenin insanlarının görevidir.


23 Mart 2017 Perşembe 12:18
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM HABER

TOKİ Süleymanpaşa Konutları teslimata hazır

Tekirdağ Milletvekili ve Ak Parti MKYK Üyesi Sayın Mustafa YEL, TOKİ Süleymanpaşa 408 Konutluk Sosyal Proje

Gönlü Çorlu'daymış

ÇORLU Ticaret ve Sanayi Odasında düzenlenen toplantıdan sonra Çorlu'da gazetecilere demeç veren Büyükşehir

Süleymanpaşa Kadın Platformu; "HAK" ve "CAN" derdindeyiz

Süleymanpaşa Kadın Platformu'nun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü" öncesinde düzenlediği etkinlikte konuşan CHP

Kılıçdaroğlu: "Bütün dokunulmazlıkları kaldıralım"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, basına yaptığı açıklamada: "Dokunulmazlıklar konusunda şunu ifade

CHP'nin Meclis Başkanı Adayı Deniz Baykal

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve TBMM Geçici Başkanı Deniz Baykal TBMM'de yaptıkları görüşme sonrası

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

TEKİRDAĞ - HAVA DURUMU

TEKIRDAG