22 Kasım 2017 Çarşamba

İHBAR HATTI

HAYVANCILIĞI UÇURMAK! - 1

Hasan Bakın

Hasan Bakın

E-Posta :



Geçen günlerde Tekirdağ’da yayınlanan bir gazetede, bir beyefendinin beyanatı dikkatimi çekti. Haberin başlığı; ”Bu Proje Hayvancılığı Uçurur.” Haberi okuyunca gülmekten kendimi alamadım.

Gülmemin nedeni; Nasrettin Hocamızın bir fıkrası aklıma geldi.

Nasrettin Hocamıza bir gün sormuşlar:

Hocam, eskiyen aylar ne olur?
Nasrettin Hocamız cevabı yapıştırır: Kırpıp kırpıp yıldız yaparlar!

Bu haber ve haberin kaynağı olan kişi de denenmiş ve BAŞARISIZ olmuş deneyleri tekrar yıldız yapmaya çalışıyorlar.

Kamu kurumlarının gücünü kullanıp ( burada kullanılmaya çalışılan güç, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, daha önceleri de kaymakamların köy muhtarları üzerindeki gücünü kullandılar) mevkilerini ve koltuklarını muhafaza etmeye çalışıyorlar.

Bunun yanında elde edecekleri çok ilginç bir sonucu da ifade etmişler. Uçurma eylemini de ; “ Girdileri bir elden temin ederek” başaracaklarını ifade etmişler. Galiba yem piyasasındaki rekabet Büyükşehir Belediyesinin Malkara’daki yem fabrikasını zor durumda bıraktı!!!

Şimdi haberi “Uçurmak” fiilinden başlayarak analiz edelim.

Uçurma(a) Uçurmak işi. Uçurmak(-i)

1-Uçma işini yaptırmak.

2-Hızlı götürmek, Hızlı sürmek.

3- argo Gizlice alıp gitme.

Uçmak kelimesinin ise 17 anlamı verilmiş ve bunlardan iki tanesi mecazi ve bir tanesi argo ve bir tanesi de şakadır(Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük). İsteyenler sözlüğe bakabilir.

Hayvancılık bu kadar desteğe rağmen niçin gelişmiyor? Büyük işletmeler kurmak hayvancılık için çözüm müdür? Hayvancılık sektörünü uçurabilir miyiz? Sorularını uygulama sonuçları ile değerlendirelim.

Bu soruları cevaplayabilmek için tarım sektörünün iki alt bileşeni olan bitkisel üretim ile hayvancılık arasındaki farkları belirlemeden sorularımızın cevaplarını alamayız.

Her iki alt sistem de doğal bir üretim yöntemidir. Doğal sistemlerin kendilerine has kuralları vardır. Bunların başında beslenme zinciri dediğimiz sistem vardır ki, bu tüm doğal sistemlerin enerji ihtiyacını karşılar. Her sistem var olabilmek ve yaşayabilmek için dışarıdan enerji almak zorundadır.

Doğal sistemler ihtiyaçları olan enerji yönünden güneşe bağımlıdırlar ve bu enerjiyi başka bir kaynaktan sağlama imkanından yoksundurlar. Sistemin temel parametresi budur.

Enerjinin güneşten alınıp yaşayan doğal sistemlere aktarılmasında temel görev klorofilli bitkilerindir. İşte bu sistem güneşten gelen enerjiyi tüm canlı sistemine aktarır. Bu sistem ÜRETİCİLER diye isimlendirilir. Biz bu üretim yöntemini kültüre aldığımız zaman buna da BİTKİSEL ÜRETİM diyoruz. Bu sistem tüm canlıların yaşam kaynağıdır.

Sistemin temeli DÖNGÜ’dür. Döngü sistem kesintiye uğramadığı sürece başlangıç koşullarına tekrar dönmeyi garanti eder. Hiçbir atık meydana gelmez.

Kesintiye uğradığı zaman güneşten gelen enerji kimyasal bağ enerjisi şeklinde değişik formlarda birikir. Bu da bizim petrol, kömür olarak isimlendirdiğimiz değişik enerji kaynaklarını oluşturur. Bu enerji kaynaklarını ise yaşam enerjisi olarak kullanamayız.

Üreticilerin bağladığı enerji değişik formlara, canlı türleri vasıtası ile dönüşür. Bizim evcil hayvanlarımıza ve diğerlerine beslenme açısından bağımlı olduğumuz kesim budur. Bu kesimi bilim TÜKETİCİLER olarak isimlendiriyoruz.

Bizlerin vücutlarımızın üretemediği amino asitleri bunlardan sağlıyoruz. Biz insanoğlunun bulunduğu grup ise HEPÇİLLER (ne bulursa yiyen ve tüketen anlamında ) olarak isimlendiriliyor.

Biz, insanoğlu doğal sistem içinde üretemeyen ama ne bulursak tüketen asalaklar olarak yaşıyoruz ve doğal sistemi bize sunulmuş bir hediye olarak görüyoruz. Ne biyo-çeşitliliğe saygı duyuyoruz ne de üretim yöntemlerimizi doğal sistemin kullandığı üretim yöntemlerine benzetmeye çalışıyoruz. Ama sanal olarak yarattığımız KÂR etme ve DAHA ÇOK KAZANMA hırsı ile yavaş yavaş kendimizi her şeyin sahibi zan ederek yok olmaya doğru hızla yol alıyoruz. Konuya ancak giriş yaptık.

Doğanın milyonlarca yılda kurduğu sistemi anlatmak editörümüzün iki sayfa ile sınırlandırdığı bir yere ancak girişi sığar da ondan.

Zaten konu kolay olsa idi anlı şanlı uluslararası kurumlar, ülkeleri yöneten bakanlar, bürokratlar açlık sorununa çözüm bulurlardı.

Çözüm nedir? Sorusunu devam edecek yazılarımızda sunmaya çalışacağız.

Şunu kesinlikle söyleyebiliriz ki doğanın varlıklarını ancak doğanın bize armağan ettiği varlıkları iyi tanıyarak, değerlendirerek çözeriz. Kendi coğrafyamıza ve sınırlayıcı koşullarımıza uygun çözümleri açıklamaya devam edeceğiz.

 

 

 


16 Mart 2017 Perşembe 18:36
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

GÜNDEM HABER

TOKİ Süleymanpaşa Konutları teslimata hazır

Tekirdağ Milletvekili ve Ak Parti MKYK Üyesi Sayın Mustafa YEL, TOKİ Süleymanpaşa 408 Konutluk Sosyal Proje

Gönlü Çorlu'daymış

ÇORLU Ticaret ve Sanayi Odasında düzenlenen toplantıdan sonra Çorlu'da gazetecilere demeç veren Büyükşehir

Süleymanpaşa Kadın Platformu; "HAK" ve "CAN" derdindeyiz

Süleymanpaşa Kadın Platformu'nun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü" öncesinde düzenlediği etkinlikte konuşan CHP

Kılıçdaroğlu: "Bütün dokunulmazlıkları kaldıralım"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, basına yaptığı açıklamada: "Dokunulmazlıklar konusunda şunu ifade

CHP'nin Meclis Başkanı Adayı Deniz Baykal

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve TBMM Geçici Başkanı Deniz Baykal TBMM'de yaptıkları görüşme sonrası

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

TEKİRDAĞ - HAVA DURUMU

TEKIRDAG